İp türü: tiftik 100 gr 2 adet yeterli oluyor
İlk olarak çarkıfelek adını verdikleri bu düzeneğin üzerine ilk olarak iplerimizi çarpraz olarak dolamaya başlıyoruz.dolama işlemini ilk sıradaki direklere dolayarak tamamlıyoruz.ipinin kalınlığına göre dolama sayınız değişebilir.benim ipimin tiftiği az çıktığı için 5 defa dolamak durumunda kaldım.arkadaşım meral 4 dolamıştı.
resimde de umarım net görünüyordur.dolama işlemi beirttiğim gibi çarpraz olarak sırayla yapılıyor.
Sevgili arkadaşlarım hem rahatsızlığım hem işlerimin yoğunluğu vede çok çok özür dileyerek bunu itiraf edicem üyesi olduğum kişisel başarı sitesine bu sıralar daha fazla ağırlık verdiğim için bloğumu ve siz sevgili arkadaşlarımı ihmal ettim.çok özür diliyorum tekrar.fakat haftasonunda tüm zamanımı bloğuma ve değerli arkadaşlarıma yapacağım ziyaretlerime ayıracağım.
bu arada sevgili arkadaşım Meralin Şalının yapımınıda sizlere her detayıyla anlatıp resimleriyle burada sizlerle paylaşacağım.görüşmek dileğiyle Tüm mutluluklar sizlerle olsun.
sevgiler arzu
Sevgilerimle
Arzu
11/03/2007
GERÇEK DÜNYANIN SAHTE SEVGİLİLERİ
Gerçek sevgi; yürekte gizlidir.Dilden dökülen sözcüklerde değil.Kalpte gizli kalan sevgiyi de ancak sevgilinin gözlerine yansıyan ışıkla ortaya çıkar.
Geçmiş zamanlardaki sevdalara baktığımız zaman, gördüğümüz ortak bir nokta var.Sevgililerin birbirlerine olan sevgilerinde, birbirlerinden beklentileri,sadece yalansız ve sadakatli bir sevgi.Ürkekçe tutulan bir el,bir tutam saç,yeri gelince hatırlanan bir kuru çiçek veya mendil.Temelinde; saygının ve beraberinde gelen sevgiyle birlikte ortaya çıkan mükemmel bir aşk.Fark ettiğiniz gibi bedensel arzular yok bu sevdalarda.
Oysa ki…Günümüzdeki sözde aşklarda, sadece sevgiliye bedensel sahip olma eğilimi hakim.Gelip geçici sevdalar ve bencilce istekler…Bu istekler bir taraf için geçerli değil üstelik .Günümüz kadını da, erkeği de (istisnalar hariç) anlık zevkler peşinde koşar duruma geldi.Bunun temelinde bence bitmek tükenmek bilmeyen istekler var.Bireyler sadece şu iki kelimeye odaklanıyorlar.”İstiyorum,almalıyım”.Bu iki düşünce eyleme geçip istekler elde edildikten sonra bir değeri kalmıyor.Belki, bir süre daha devam ettikten sonra ilişki anlamını yitiriyor ve değersiz bir eşya gibi kenara atılıveriyor.
Şimdi sizce de bunun adına aşk diyebilir miyiz?Çok yeni olmayan ama benim son zamanlarda dinlemeye başladığım bir şarkı ”Lale devri çocuklarıyız biz,zamanımız geçmiş”.Evet yüreği gerçekten sevgi ile çarpanların devri kapandı.İktisatta bir denge vardır:Arz-Talep .Günümüzdeki aşkların arz talep dengesi de bana göre;kızlar lüks arabalarda ,yakışıklı erkekler peşinde koşup,beleş yaşamlar hevesinde ve özgür kız edasıyla dolaşırken,erkekler de ödediklerinin bedelini almak peşindeler.Bir bakımdan alan memnun, satan memnun.Modern hayatın getirisi içinde bir de slogan geliştirmiş bu ahlak fukarası insanlar :“Evlilik aşkı öldürüyor” ya da evlenmeden birlikteliği sanki çok doğal bir eylemmiş gibi empoze etmeye çalışıyorlar.
Çiftlerden biri, bu ilişkide kartlarının açık oynayıp gerçekten sevmiş ise bedeli de ağır oluyor.Terk edilmenin acısı içinde bunalımlara giriyor depresyon ve daha da ileriye götürerek intiharın eşiğine gelebiliyor.Güzel başlayan bir aşk oyunu, hüsranla bitebiliyor.
Oysa ki hiçbir değerinin kalmadığı zoraki bir ilişki için tüm bu olumsuzlukları yaşamanın anlamsız olduğunu bir fark edebilse…
Bazı insanlar “aşk anlık yaşanır,plansızdır ve öyle olmalıdır” düşüncesini savunurlar.Bence yanılıyorlar.Sevgimizin değeri ölçülemez değildir.Sevgiyi yaşarken, bazı değerleri hiçe sayarak körü körüne yaşamak dönüşü olmayan hatalara sebebiyet verecektir ve manevi hayatımızda tamiri mümkün olmayan yaralara yol açacaktır.Her şeyde nasıl ki az, zarar ise çok da zararlıdır.Sevgimizde de ölçüyü kaçırmadan, her şeyi, bir denge içerisinde yaşamalıyız.Bence uzun ve sağlıklı bir aşkın formülü=saygı+sevgi
Paylaşım
Umut ediyorum ki formülü uygulayacak doğru kişileri bulursunuz…
Sevgilerimle
Arzu
27/02/2007
| provided by home study online. |
--------------------------------------------------------------------------------