MySpace Graphics

Make Grunge Hearts at GlitterBell.com
HaPPy HoUsE - Blogcu - Sayfa 4



« Önceki | Sonraki »

17/3/2007

Meral'in Şalı Yapım:5

Motiflerin çevresine örümcek yaparak birleştiriyoruz.

 

17/3/2007

Meral'in Şalı Yapım:4

Dikme işlemide tamamlandıktan sonra ipler arkada düğümlenir.ve motif aparatın üzerinden çıkarılır.yeterli sayıda motifler yapıldıktan sonra ,

şimdi yapılan motifleri birleştirmeye geldi sıra

17/3/2007

Meral'in Şalı Yapım:3

İkinici sıra dikişte dolamış olduğumuz iplerin boşluk aralarına değilde iki direğinde arasında kalmış olduğu iplik halkalarının içinden iğneyi geçirerek düz dikiş yapılır.umarım anlatabilmişimdir bu kısmı :))

17/3/2007

Meral'in Şalı Yapım:2

iç kısımdaki  çubuklarada aynı işlemi yaptıktan sonra 50 cm kadar ip bırakarak koparıyoruz.yorgan ignesi yardımı ile arkalarına batarak düz dikiş yapılır.birinci sıra dikiş tamamlandıktan sonra ikinci sıraya geçilir.

 

17/3/2007

Meral'in Şalı Yapım :1

 

İp türü: tiftik 100 gr 2 adet yeterli oluyor

 

İlk olarak çarkıfelek adını verdikleri bu düzeneğin üzerine ilk olarak iplerimizi çarpraz olarak dolamaya başlıyoruz.dolama işlemini  ilk sıradaki direklere dolayarak tamamlıyoruz.ipinin kalınlığına göre dolama sayınız değişebilir.benim ipimin tiftiği az çıktığı için 5 defa dolamak durumunda kaldım.arkadaşım meral 4 dolamıştı.

resimde de umarım net görünüyordur.dolama işlemi beirttiğim gibi çarpraz olarak sırayla yapılıyor.

16/3/2007

ÖNEMLİ AÇIKLAMA :))

 

Sevgili arkadaşlarım hem rahatsızlığım hem işlerimin yoğunluğu vede çok çok özür dileyerek bunu itiraf edicem üyesi olduğum kişisel başarı sitesine bu sıralar daha fazla ağırlık verdiğim için bloğumu ve siz sevgili arkadaşlarımı ihmal ettim.çok özür diliyorum tekrar.fakat haftasonunda tüm zamanımı bloğuma ve değerli arkadaşlarıma yapacağım ziyaretlerime ayıracağım.

 

bu arada sevgili arkadaşım Meralin Şalının yapımınıda sizlere her detayıyla anlatıp resimleriyle burada sizlerle paylaşacağım.görüşmek dileğiyle Tüm mutluluklar sizlerle olsun.

sevgiler arzu

11/3/2007

EVLENMEK mi?

Evlenmekte evli kalmakta artık günümüzde gitgide zorlaşan bir olay halini almaya başladı.


Ben evli bir insan değilim.


Belki bekara kız boşamak tabirini kullananlar olacaktır az sonra yazacaklarımdan dolayı. Aile çevremde olsun arkadaş çevremde yada sanal dünyada tanışıp hiç tanımadığım ( fiili anlamda) arkadaşların evliliklerinde yaşadıkları sorunları duyup yada bizzat şahit olduğum anlarda inanın çok üzülüyorum.


İnsanlar birbirleri çok severken ve bir ömür geçirmeyi düşündükleri insanla nasıl böyle bir yol ayrımına gelebiliyorlar hiç anlam veremiyorum.


 Aslında gözlemlediğim tüm sorunlu evliliklerde tek neden hoşgörüsüzlük.sabırsızlıklar bencillikler…


belki iki taraflı belki tek taraflı olan bencillikler.


Yıllar öncesinin evliliklerine bakıyorum da işte o an evlenmiş olmak mutlu bir yuva kurmuş olmayı düşlüyorum.


sonra bir anda kapkara bulutlar kaplıyor hayallerimi.


Bu zamanda evlenmek mi aman aman diyorum.laf olsun diye evliliği hiç düşünmedim bundan sonrada düşünmem zaten diyorum kendi kendime.


Her geçen gün boşanmaların sayısı hızla artıyor.evliliklerin ömrü çok kısa vadeli oluyor.Sevginin ,saygının ,sabrın ,hoşgörünün tükendiği bir birlikteliğin devamını savunacak değilim. Ama ya çoçuk yada çoçuklar…


Onların bu kavgada günahları ne.Bir yanda anneleri bir yanda babaları.


Zaman zaman iş hayatında yaşadığım bazı sorunlarda üzüntülerim karşınında benden yaşça büyük ve deneyimli bir büyüğüm bana şöyle demişti.Arzu kendini boşa üzüyorsun”Katırlar tepişir olan çimenlere olur”.evet haklıydı .


İşte sorunların yaşandığı evliliklerde de ezilen çoçuklar oluyor kanımca.Evliliklerde bir şirket değil mi?en azından ben öyle düşünüyorum.


Aslında bir farkı yok Alacak verecek dengesi sağlanmadığı zaman çöküşe geçecektir bu kurum.


Nasıl bir ruh halini alıyor ki bu iki insan artık sorunları konuşamaz hale geliyor.araya başkaları giriyor.Bana göre bu durumda başka insanların araya girmesi de çok yanlışİki insanın arasında geçenleri yine o iki insan çözecektir.Konuşmayarak , karşılıklı sorunların üzerine gitmedikleri için sonuç hüsran oluyor.Bazen gurur bazen inat… Düşünüyorumda sevginin aşamayacağı hiçbir engel olmasın.


Evliliklerde sevgiyi ilk günkü gibi taze tutmayı başabilirsek her şeyin üstesinden gelinir gibi düşünüyorum.Kaynana sorunu da kıskançlık sorunu da ilgisizlik sorunuda daha şuan aklıma gelmeyip de yazamadığım nedenler nedenler nedenler.Evlilik özveri ister.Özgürlüklerin bir anlamda kısıtlandığı bir süreçtir. Bu süreçte sonsuzdur.Bazen evlilik karşılık beklemeden vermeyi gerektirir.


Zaten sevmek bu demek değil mi.Beklemeden olduğu gibi inanarak SEVMEK. Biliyorum evli olanlar bana kızıyorsunuz.Hani yazımın başında demiştim ya.Bekara Kız boşamak misali. Ama inanın ben böyle düşünüyorum.


Sevgi ,Sabır ve Hoşgörü inanın her kapının anahtarı.Mutluluk Kapınızın Daimi açık kalması dileğimle


Mutlu ,huzurlu ,uzun ömürlü Evlilikler diliyorum.



                                                                                                                                                                                                                                   Sevgilerimle

                                                                                                              Arzu   

                                                                                                         11/03/2007

                                                                                                                                                                                 

5/3/2007

Meral'in Şalı...

sevgili arkadaşım Meral'in  geçenlerde yaptığı çok güzel bir şal.yapımını ilerleyen günlerde göstereceğim.çünkü bende yapacağım ve o sırada aşama aşama sizede yazıp resimlerini paylaşacağım.ama şimdilik bu kadar...

28/2/2007

YALAN SEVDALAR...

GERÇEK DÜNYANIN SAHTE SEVGİLİLERİ

 

Gerçek sevgi; yürekte gizlidir.Dilden dökülen sözcüklerde değil.Kalpte gizli kalan sevgiyi de ancak sevgilinin  gözlerine yansıyan ışıkla ortaya çıkar.

Geçmiş zamanlardaki sevdalara baktığımız zaman, gördüğümüz ortak bir nokta var.Sevgililerin birbirlerine olan sevgilerinde, birbirlerinden beklentileri,sadece yalansız ve sadakatli bir sevgi.Ürkekçe tutulan bir el,bir tutam saç,yeri gelince hatırlanan bir kuru çiçek veya mendil.Temelinde; saygının ve beraberinde gelen sevgiyle birlikte ortaya çıkan mükemmel bir aşk.Fark ettiğiniz gibi bedensel arzular yok bu sevdalarda.

Oysa ki…Günümüzdeki sözde aşklarda, sadece sevgiliye bedensel sahip olma eğilimi hakim.Gelip geçici sevdalar ve bencilce istekler…Bu istekler bir taraf için geçerli değil üstelik .Günümüz kadını da, erkeği de (istisnalar hariç) anlık zevkler peşinde koşar duruma geldi.Bunun temelinde bence bitmek tükenmek bilmeyen istekler var.Bireyler sadece şu iki kelimeye odaklanıyorlar.”İstiyorum,almalıyım”.Bu iki düşünce eyleme geçip istekler elde edildikten sonra bir değeri kalmıyor.Belki,  bir süre daha devam ettikten sonra ilişki anlamını yitiriyor ve değersiz bir eşya gibi kenara atılıveriyor.

Şimdi sizce de  bunun adına aşk diyebilir miyiz?Çok yeni olmayan ama benim son zamanlarda dinlemeye başladığım bir şarkı ”Lale devri çocuklarıyız biz,zamanımız geçmiş”.Evet yüreği gerçekten sevgi ile çarpanların devri kapandı.İktisatta bir denge vardır:Arz-Talep .Günümüzdeki aşkların arz talep dengesi de bana göre;kızlar lüks arabalarda ,yakışıklı erkekler peşinde koşup,beleş yaşamlar hevesinde  ve özgür kız edasıyla dolaşırken,erkekler de ödediklerinin bedelini almak peşindeler.Bir bakımdan alan memnun, satan memnun.Modern hayatın getirisi içinde bir de slogan geliştirmiş bu ahlak fukarası insanlar    :“Evlilik aşkı öldürüyor”  ya  da evlenmeden birlikteliği sanki çok doğal bir eylemmiş gibi empoze etmeye çalışıyorlar.

Çiftlerden biri, bu ilişkide kartlarının açık oynayıp gerçekten sevmiş ise bedeli de ağır oluyor.Terk edilmenin acısı içinde bunalımlara giriyor depresyon ve daha da ileriye götürerek intiharın eşiğine gelebiliyor.Güzel başlayan bir aşk oyunu, hüsranla bitebiliyor.

Oysa ki hiçbir değerinin kalmadığı zoraki bir ilişki için tüm bu olumsuzlukları yaşamanın anlamsız olduğunu bir fark edebilse…

Bazı insanlar “aşk anlık yaşanır,plansızdır ve öyle olmalıdır” düşüncesini savunurlar.Bence yanılıyorlar.Sevgimizin değeri ölçülemez değildir.Sevgiyi yaşarken, bazı değerleri hiçe sayarak körü körüne yaşamak dönüşü olmayan hatalara sebebiyet verecektir ve manevi hayatımızda tamiri mümkün olmayan yaralara yol açacaktır.Her şeyde nasıl ki az, zarar ise çok da zararlıdır.Sevgimizde de ölçüyü kaçırmadan, her şeyi, bir denge içerisinde yaşamalıyız.Bence uzun ve sağlıklı bir aşkın formülü=saygı+sevgi

                Paylaşım

 

Umut ediyorum ki formülü uygulayacak doğru kişileri bulursunuz…

                                                                                      Sevgilerimle

                                                                                              Arzu  

                                                                                        27/02/2007

                                                                                                                 

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı
online bachelor degree home study
provided by home study online.
MySpace Codesmyspace comments --------------------------------------------------------------------------------